KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3424 E., 2010/6627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, ek rapor isteyebileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla inceleme de yaptırabilir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı bankada açılan hesaba havale gönderdiğini, daha sonra bu hesabın sahte kimlik belgesi ile açıldığının anlaşıldığını, davalı bankanın hesap açarken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davalıya güvenerek böyle bir hesaba havale yaptığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını öne sürmüştür.
Mahkemece, kusur ve zarar miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusursuz olduğundan hareketle red kararı verilmiştir. Kusur oranının ve gerçek zararın belirlenmesi hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu kuşkusuzdur.
Kaldı ki, Borçlar Kanunu’nun 99/2. maddesi hükmüne göre ağırlaştırılmış kusur sorumluluğu olan ve kendinden beklenen özeni göstermediği anlaşılan davalı banka kusurlu olduğu gibi, aynı kanunun 55.maddesi hükmü gereğince de, banka görevlilerinin usulsüz işlemlerinden kaynaklanan zararlar açısından da bankanın sorumlu olacağı tartışmasızdır.
O halde, somut olayda davalı bankanın kusur oranının, varsa davacının müterafik kusurunun bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerekir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3424, K. 2010/6627, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama