KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3635 E., 2010/4892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Dosya içeriğindeki tapu kaydından davaya konu 65 ada 54 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adına paylı olarak kayıtlı bulunduğu görülmektedir. Yine dosya içerisinde bulunan mirasçılık belgesine göre tapu kayıt maliklerinden ... ’in davalı ... dışında mirasçılarının bulunduğu gibi bu mirasçıların dosya içerisine örneği alınan ortaklığın giderilmesi dava dosyası kapsamı ile dava konusu muhdesatın davacı tarafın ortak miras bırakanı tarafından meydana getirildiğini açıkça kabul etmedikleri anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davada taraf koşulunun oluşmadığı açıktır. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekir. Taraf koşulu gerçekleşmeden eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; muhtesatın davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyen davalı ... dışındaki ... mirasçılarının davada taraf olmalarının zorunlu olduğu düşünülerek davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı,
yargılamaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3635, K. 2010/4892, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama