KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3795 E., 2011/962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı ...’ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ...’ın hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, yasal düzenlemelere, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
HUMK’nun 74.maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Bu hukuki olgu dikkate alındığında mahkemece hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde dava edilen sonuç istemin aşılıp aşılmadığının incelenmesi zorunludur. Dava dilekçesinde fazla hakkın saklı tutulması ve davacı alacağının daha fazla olduğunun belirlenmesi talebin aşılmasını ve fazla tazminata hükmedilmesini haklı göstermez.
Somut olaya gelince; davacı, davalı şirketin faaliyette bulunduğu işyeri adresinde bulunan direkte meydana gelen arızanın diğer davalı ... çalışanlarınca giderilmesi sırasında patlama ve yangın meydana geldiğini, kıvılcımların kendisine ait plastik fabrikasına sıçraması sonucu fabrikanın kullanılamaz hale geldiğini öne sürerek, 270.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, daha sonra ıslah ile toplam talebini 370.000,00 TL’ye çıkartmıştır.
Yargılama sırasında bilgisine başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda davalı ...’ın % 50, davacının % 15, davalı şirketin % 35 oranlarında kusurlu bulundukları ve toplam hasar bedelinin ise, 490.922,65 TL olduğu açıklanmış, mahkemece de bu rapor benimsenerek, davada talep üzerinden değil, raporda belirtilen toplam zarar bedeli üzerinden kusur indirimi yapılmış, davanın kabulü ile 370.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olaya ilişkin olarak Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nin 27.01.2009 tarih ve 2007/116 E, 2009/41 K sayılı dosyası üzerinden açılan davada alınan bilirkişi raporunda, davalı ...’ın % 35, davacının %15, davalı şirketin % 50 oranlarında kusurlu belirtilmiş, bu rapor benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar kusur yönünden onanarak kesinleşmiştir.
Dava konusu olaya ilişkin kusur yönünden verilen bu kararın, görülmekte olan bu davada güçlü delil niteliği taşımaktadır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, tarafların kusur oranları yönünden Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nin 27.01.2009 tarih ve 2007/116 E, 2009/41 K sayılı kesinleşmiş dosyasında alınan bilirkişi raporunun güçlü delil olarak dikkate alınması, kusur indiriminin davada talep edilen miktar üzerinden yapılarak bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ...’ın temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3795, K. 2011/962, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama