KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3804 E., 2011/2010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2011
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 460 ada 15 parsel sayılı 5465.45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı 1950 yıllarında ölen ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazın davalıların murisi ... ...'ın miras payına isabet ettiği,
mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle, özellikle 23.08.1955 tarih ve 118 yevmiye nolu noter senedinde imzası bulunan davacı dedesi ... ...'ın taksim yapıldığına ve taksim sonucu dava konusu taşınmazın, davalıların murisi ...'e isabet ettiğine dair beyanı ile belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3804, K. 2011/2010, 30 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama