KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3833 E., 2010/5388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi dava dışı ... ve taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 492 ada 66 parsel sayılı 216,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz mahkeme hükmüne ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, aynı ada 118 parsel sayılı 861,72 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 492 ada 118 parsel sayılı taşınmazın 1/3'er paylı olarak ... ve ... ile ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 492 ada 66 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, dava dışı ... ve taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden ...'ın dava ve temyize konu taşınmazlara yönelik itiraz ve davasının bulunmadığı, davacılar ... ve ... tarafından açılan davaya da usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca adı geçenin davanın gerçek tarafı olmadığının kabulü gerekir. Kural olarak davanın gerçek tarafı olmayan kişiler hükmü temyiz edemez. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bir hükmü hukuksal yararı bulunmak koşulu ile ancak davanın tarafları temyiz edebilir. Açıklanan nedenlerle davanın gerçek tarafı olmayan ve usulüne uygun davaya katılmayan ...'ın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2-Davacılar ... ve ... mirasçılarının 492 ada 66 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları ile ilgili olarak;
492 ada 66 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 04.05.2007 tarihli rapor ve haritasında
(B) harfi ile işaretli taşınmaz bölümünün davacılar adına tespit gören dava dışı 492 ada 69 parsel içerisinde kaldığı, (A) harfi ile işaretli taşınmaz bölümünün ise Felahiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.07.2000 tarih 1998/129-43 E.K. sayılı hükmü kapsamında kaldığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu durumda mahkeme hükmünün, davacı ... ile davalı ... açısından kesin hüküm, davacı ... mirasçıları açısından güçlü delil oluşturacağının kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece 492 ada 66 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ile ... mirasçılarının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Dava ve temyize konu 492 ada 118 parsel sayılı taşınmazın davacıların ortak miras bırakanı ... oğlu ... 'a ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı, mirasçıları arasında yapılan paylaşma ile de davacılar ... ve ... mirasçıları ile davada taraf olmayan ... paylarına isabet ettiği mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Terekenin tasfiyesi ile iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştüğü kabul edildiğine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkemece lehine tescil hükmü kurulan ... davada taraf olmadığı gibi, harç yatırmak suretiyle usulüne uygun şekilde açılan davaya da katılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3833, K. 2010/5388, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama