KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3902 E., 2010/6142 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Erzurum Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 19.10.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ...vekili Av. ... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Gereği görüşüldü:
1-Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, Borçlar Kanununun 42. maddesi hükmüne göre zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hâkime aittir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Ayrıca, HUMK 275.maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Seçilecek bilirkişinin uyuşmazlık konusunda uzman olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf ruhsatlı maden sahasından çıkardıkları yüklemeye hazır taşları davalının izinsiz olarak aldığını öne sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece mahallinde keşif yapılmaksızın inşaat mühendisinden rapor alınmış, raporda davacı tarafın alacak miktarı hesaplanmış, mahkemece benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Mahkemece dinlenilen bilirkişinin maden konusunda uzman olmadığı ve izinsiz alındığı iddia edilen taş madeni bedeli hesabının özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında, mahkeme hakiminin konusunda uzman maden mühendisinden rapor almaksızın karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alındığında, mahkemece davacının zarar miktarının belirlenebilmesi için aralarında konusunda uzman maden mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bilirkişi kurulu oluşturulması, mahallinde keşif yapılarak zararın hesaplanması için ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3902, K. 2010/6142, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama