KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3928 E., 2011/2364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 102 ada 28 ve 103 ada 6 parsel sayılı sırasıyla 2.584,89 m2 ve 869,56 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ..., 102 ada 29 parsel sayılı 8.215,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., ... ve davacı ..., 103 ada 22 parsel sayılı 1.762,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... ve ... adına miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 103 ada 6 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 13.4.2009 havale tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 205,24 m2 yüzölçümündeki bölümün davalı ..., geri kalan bölüm ile 102 ada 28, 29 ve 103 ada 22 parsel sayılı taşınmazların tamamının tarafların ortak miras bırakanı ... mirasçıları olan davacı ... ve paydaşları adına elbirliği mülkiyeti halinde tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 103 ada 6 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 13.4.2009 havale tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli alan dışında kalan bölüm ile 102 ada 28, 29 ve 103 ada 22 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ’dan kaldığı, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ... ve ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... 'dan kaldığı, ... 'ın 6.4.1985 tarihinde, eşi ...'nın 4.9.1999 tarihinde, kızı ...'nın da 1.1.1953 tarihinde bekar ve çocuksuz öldüğü, geride mirasçı olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... (...)'ı mirasçı olarak bıraktıkları dikkate alındığında mirasçılarının paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazın payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, paylar belirlenmeden verasette iştirak şeklinde tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz,
davalı ... ve ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2 nolu bendinden 5, 6, 7 ve 8, 3 nolu bendinden 6, 7, 8 ve 9, 4 nolu bendinden 7, 8, 9 ve 10, 5 nolu bendinden 7, 8, 9 ve 10. satırlarının hüküm yerinden çıkartılmasına, yerlerine "... terekesi 8 pay kabul edilerek eşit paylarla ... mirasçıları olan çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... (...) adlarına tapuya tesciline." sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3928, K. 2011/2364, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama