KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3962 E., 2011/2489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile katılan davacı ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 200 ada 10 parsel sayılı 5829,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, Toprak Tevzi Komisyonu tarafından köy yerleşim yeri olarak 29-L paftasında 527 parsel olarak sınırlandırılan yer içinde kaldığı, 1945 Yılından önce Hazine yeri olarak belirtilip hali arazi olması nedeniyle 3402 sayılı Kanunun 18.maddesi gereğince kerpiç ev ve arsası niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde zilyedinin ... olduğu gösterilmiştir.
Davacı ... ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine ve ...'i hasım göstermek suretiyle dava konusu taşınmazın kendileri ve ... adına 1/3'er paylı olarak tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... mirasçısı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın kendisi ve kardeşleri adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 200 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının davacı ..., 1/3 payının davacı ..., 1/3 payının ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve katılan davacı ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 200 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı ... ve ... ile katılan davacı ... ve paydaşlarının miras bırakanı ... mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin tüm temyiz itirazları, katılan davacı ... ve paydaşlarının ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu taşınmazın 1/3 payının katılan davacıların ortak miras bırakanı ... mirasçılarının paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazın payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken bu olgunun gözardı edilmesi isabetsiz olduğu gibi, katılan davacıların yargılama sırasında vekille temsil edildikleri halde adı geçenler yararına vekalet ücretinin takdir ve tespit edilmemesi dahi isabetsiz, katılan davacı ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün yedinci, sekizinci,
dokuzuncu, onuncu ve on birinci satırlarının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “1/3 payının muris ...’in mirası 49 pay kabul edilerek 7 payının kızı ..., 7 payının 1953 doğumlu oğlu ..., 7 payının oğlu ..., 7 payının 1956 doğumlu ..., 7 payının oğlu ..., 7 payının kızı ...(...), 1 payının torunu ..., 1 payının torunu ..., 1 payının torunu ...(...), 1 payının torunu ...(...), 1 payının torunu Veli ..., 1 payının torunu ..., 1 payının torunu ...’in oğlu ... adına tapuya tesciline" sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3962, K. 2011/2489, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama