KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3991 E., 2011/2163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 216 ada 73 parsel sayılı 727,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak taşınmazın yarı payına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 216 ada 73 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla davacı ... ve davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 216 ada 73 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...’den kaldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı ve dava konusu taşınmazın yarı payının davacı tarafa yarı payının ise davalı tarafa kaldığı ve uzun yıllar sınırları belirgin şekilde taraflarca kullanıldıktan sonra davalı tarafça ortak sınırın ortadan kaldırıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3991, K. 2011/2163, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama