KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/408 E., 2010/312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 75 parsel sayılı 3.435,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...'ın işgalinde olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 16.04.1974 tarih ve toprak tevzi komisyonunun 1974 yılında yapmış olduğu çalışma neticesinde hali arazi olarak sınırlandırıldığından söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, iki yerel bilirkişi (bir tanesi tespit bilirkişisi), bir tespit tutanağı bilirkişisi ile bir belirtme ihtiyar kurulu üyesi ve bir davacı tanığı dinlenmiş, davacının 13.09.2007 tarihli dilekçe ile tanık olarak ... ...’yi bildirdiği ve ayrıca Hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağında taşınmazın hali yerlerden olduğu ve komşu taşınmaz 101 ada 73 sayılı mera parseli olarak tespit edildiği halde somut olayda davacı tanığı ile sağ olduğu anlaşılan belirtme ihtiyar kurulu üyesi ... ... dinlenilmemiş, usulüne uygun mera araştırması yapılmamış ve varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir.
Yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. Uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden ve aynı doğrultudaki 4342 sayılı Yasa uyarınca, taşınmazın bulunduğu Mülki Amirlikten sorulup saptanması zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, el verdiğince dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi,
tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve hazine tapusunun temelini oluşturan belirtme ihtiyar kurulu üyeleri ... ... ve ... ... ile tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı,
uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı,
hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile belirtme ihtiyar kurulu üyeleri ve tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, bu suretle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespiti sırasında saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/408, K. 2010/312, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama