KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4113 E., 2011/1987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının rücuen tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tarafların hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK 275.maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Seçilecek bilirkişinin uyuşmazlık konusunda uzman olması gerekir.
Ayrıca, açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Bu gibi hallerde mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalının gözetim ve denetiminde bulunan konteynır istif sahasında bekleyen beş adet aracın üzerine konteynırın düşmesi sonucu araçların hasarlandığını öne sürmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hukuk fakültesi öğretim görevlisi olan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, İzmir Sulh 5.Hukuk Mahkemesinin 2003/199 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun esas alınmasının uygun olacağı belirtilmiş, mahkemece de bu rapor benimsenerek hüküm verilmiştir.
Mahkemece dinlenilen, araçlarda meydana gelen hasar bedeli konusunda uzman olmayan bu bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, zarar tespit raporu olarak kabul edilemez. Öte yandan, davalı taraf tespit raporunu açıkça kabul etmemiştir. Zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, mahkemece davacının zarar miktarının belirlenebilmesi için aralarında konusunda uzman makine mühendisi bilirkişilerin de bulunduğu yeni bilirkişi kurulu oluşturulmalı, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, alınan rapor ile tespit bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, tarafların temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4113, K. 2011/1987, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama