KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4119 E., 2011/2138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 1, 122 ada 6, 136 ada 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 14.360,78 m2, 5.023,34 m2, 15.956,61 m2 ve 43.335,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Kadastro tespitinden önce davacı ...'in, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine ve Güçlü Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptal ve tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... ve ... aynı nedene dayanarak davaya katılmış, ... de davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, davacı ve katılan tarafın Güçlü Köyü Tüzel Kişiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğüne yönelik davalarının husumetten reddine, davacı ... ve katılan ...’ın Hazine'ye yönelik davalarının kabulüne, katılan ...’ın davasının ise feragat nedeniyle reddine, dava konusu 113 ada 1, 122 ada 6, 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazların davacı ..., 136 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ise katılan ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 4753 sayılı Yasa uyarınca davalı Hazine adına oluşturulan 8.11.1963 tarih 273, 8.11.1963 tarih 294, 8.11.1963 tarih 290 sayılı sicilden gelen 6.2.2001 tarih 7 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı,
ancak dava konusu taşınmazların mera olmadıkları, kanunları uyarınca devlete kalan yerlerden olmadığı gibi, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru davacı ve katılan taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddelerinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı gibi, tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
Davalı Hazine'nin tutunduğu 8.11.1963 tarih ve 294 sayılı tapu kaydının batı ve kuzey sınırları mera okuduğu gibi toprak tevzi haritasında da bu sınırlarda mera olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mera araştırması yapılması zorunludur.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı Hazine'nin tutunduğu 8.11.1963 tarih 273, 8.11.1963 tarih 294, 8.11.1963 tarih 290 sayılı sicilden gelen 6.2.2001 tarih 7 sayılı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları, tapu kayıtları revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri, davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazları dıştan çevreleyen tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tespit tutanak örnekleri ile dayanağı kayıtları,
tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazlar ve komşularını birlikte gösterecek şekilde düzenlenmiş geniş kapsamlı birleşik haritasının Tapu Sicil Müdürlüğünden, 53 sayılı Toprak Tevzi Komisyonunun 30-31 N paftası 14, 30, 31 N paftası 43 ile 31 N paftası 51 parsellerine ait belirtmelik tutanağı, dağıtım cetvelleri, dağıtım haritası ve eklerinin onaylı örnekleri İl Özel İdare Müdürlüğünden getirilmeli, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden,
4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, belirtmelikte adı geçen muhtar ve azalar, tespit tutanağı bilirkişileri ile uzman fen ve ziraatçi bilirkişileri hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtları uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kayıtların haritaları varsa kapsamları haritalarına göre, aksi halde sınırlarına göre belirlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamları belirlenirken söz konusu kayıtların revizyon gördüğü parseller de nazara alınmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı,
bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi,
tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerden dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi, tanık ve belirtmelik bilirkişilerin sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi, tanık ve belirtmelik bilirkişilerin anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli,
öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği,
davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazların davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı içinde kalıp kalmadığı, kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı,
tespit gününde davacı ve katılan taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddeleri hükümlerde taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, katılan ..., ...’ın miras bırakanı Hurşit ve mirasçıları yönünden belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4119, K. 2011/2138, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama