KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4127 E., 2010/5716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 104 parsel sayılı taşınmazın ifrazen geldiği 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, önceki günlü bozma ilamında değinilmesine rağmen dava konusu muhdesatların tutanağın beyanlar hanesinde gösterilip gösterilmediği olgusu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu muhdesatların kadastro tutanağında gösterilmemesi açık bir anlatımla tespit gününden sonra meydana getirildiklerinin belirlenmesi halinde 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı kuşkusuzdur.
Gerçekten taşınmazın susuz tarla niteliği ile tapuya tescil edildiği gözetildiğinde dava konusu muhdesatların tespit gününden sonra meydana getirildiklerinin kabulü gerekir.
O halde, öncelikle davacı tarafça meydana getirildiği öne sürülen ve dava dilekçesinde açıkça belirtilmeyen muhdesatların hangi kalemlerden oluştuğu davacı taraftan sorulmalı, buna ilişkin göstereceği deliller toplanmalı, daha sonra az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular da dikkate alınarak hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma ve soruşturma yapılmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4127, K. 2010/5716, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama