KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/415 E., 2010/722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan davacı ... tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 110 ada 19 parsel sayılı 2489,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesine istinaden harman yeri niteliğiyle davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve paydaşları tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ... ve paydaşlarının davasının kabulüne, 110 ada 19 parsel sayılı taşınmazın davacılar ..., ... ve ... adlarına 1/3’er pay oranında tapuya tesciline, katılan davacı ...’in davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, katılan davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Katılan davacı ... 24.7.2007 günlü katılma dilekçesinde dava ve temyize konu 110 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki davalı ... Tüzel Kişiliğini hasım gösterdiği anlaşıldığından dava konusu ettiği taşınmazın 110 ada 19 parsel sayılı taşınmaz olduğu tartışmasızdır.
Dava ve temyize konu 110 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde katılan davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, katılan davacının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre katılan davacı ...’in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/415, K. 2010/722, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama