KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4226 E., 2011/4260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2011
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 264 ada 4, 493 ada 31 ve 32 parsel sayılı sırasıyla 4450 m2, 27.686 m2 ve 26.100 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar komisyon kararı ile tapu kaydına dayalı olarak tapu kaydındaki hisseleri oranında ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... ..., ... kızı ... (...), ... kızı ... ..., ... Kızı ... ..., ... kızı ... ..., ... kızı ... ... adına tespit görmüştür. Davacı ... ... ve arkadaşları dava konusu taşınmazların miras bırakanları adına tapuda kayıtlı olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların ölü ... ... ile ölü ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davacılar komisyon kararının kendilerine tebliğinden sonra dava açma süresi içerisinde dava dilekçesinde hasım olarak gösterdikleri ... ve arkadaşlarına karşı dava açmışlardır.
Yargılama sırasında tarihsiz dilekçeleri ile komisyon kararında tespit maliki olarak adı geçen kişilerin mirasçıları olduklarını öne sürdükleri 48 kişiyi daha davaya dahil etmişlerdir. Ne var ki, mahkemece davalı olarak gösterilen ve daha sonra davaya dahil edilen kişilerin gerçekten tespit maliklerinin mirasçıları olup olmadığı belirlenmeden bir başka deyişle taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmiş ve karar verilmiştir.
Dosyada tespit maliklerinin nüfus kayıtları ya da veraset ilamları bulunmamaktadır. Her ne kadar karar verildikten sonra dosyanın temyiz incelemesi sırasında tespit maliklerine ait nüfus kayıtlarının getirtilmesi, karar başlığında davalı olarak gösterilen kişiler dışında mirasçı var ise kararın bu mirasçılara da tebliği için dosya mahalline iki kez iade edilmiş ise de iade kararları da gereği gibi yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, tespit maliklerinden ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ...(...) olarak adı geçen kişilere ait nüfus kayıtları getirtilmediğinden bu kişilerin kim olduğu, mirasçılarının kimler olduğu anlaşılamadığı gibi tespit maliki ... oğlu ...'in dosyada mirasçılık belgesi bulunan ... ... ile aynı kişi olup olmadığı belli değildir. Yine tespit maliklerinden ... oğlu ..., ... oğlu ... ..., ... kızı ... ..., ... Kızı ... ..., ... Kızı ... ... ve ... Kızı ... ...'ın dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarından davadan önce ya da yargılama sırasında öldükleri anlaşıldığı halde mahkemece mirasçıları davaya dahil edilmememiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle tespit malikleri ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ... (...)'ın kim olduğu taraflardan sorulmalı, yeterli olmadığı taktirde tespit maliklerinin kimler olduğunu bilebilecek o yörede yaşayan elverdiğince yaşlı yerel bilirkişilerin adları kolluk vasıtasıyla tespiti ile bu kişiler mahkemece dinlenmeli, adı geçen tespit maliklerinin kimler olduğu,
ölmüşlerse mirasçılarının bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, nüfus kayıtları dosyaya getirtilmeli, yine tespit maliki ... oğlu ...'in dosyada mirasçılık belgesi bulunan ... ... ile aynı kişi olup olmadığı tespit edilmeli aynı kişi ise mirasçılık belgesinin eski tarihli olduğu da dikkate alınmalı ve mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus kayıtları getirtilmeli, aynı kişi değil ise tespit maliki ... oğlu ...'in yukarıda anlatıldığı üzere mirasçılarının kimler olduğu belirlenmeli, tespit malikleri ... oğlu ..., ... oğlu ... ..., ... kızı ... ..., ...
Kızı ... ..., ... Kızı ... ... ve ...
Kızı ... ...'ın dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarına göre öldükleri ve mirasçılarının bulunduğu belirlendiğine göre, tespit maliklerinin tüm mirasçılarına dava dilekçesi ile duruşma gününün 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uygarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, davaya dahil edilen mirasçılar yargılamaya geldiğinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bu yolla husumet yaygınlaştırılarak davada taraf koşulu oluşturulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4226, K. 2011/4260, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama