KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4303 E., 2011/1434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2011
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davacı-davalı-müdahil Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Asıl dava mirasçılık belgesinin iptali, birleşen davalar mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne denildikten sonra önceki günlü mirasçılık belgesinin iptaline ve ... ..., ... ... ve ...'un mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesi verilmiş ise de, oluşturulan hüküm davadaki isteme ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
HUMK'un 74.maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre de birleştirilmiş olsa dahi, birleşen her dava bağımsızlığını korur. Bu hukuksal olgunun sonucu olarak davaların birleştirilmesi durumunda ortada tek bir dava varmış gibi her davadaki istemler birleştirilerek tek bir hüküm verilemez. Davaların her birinin bağımsızlığını koruduğu gözetilerek hüküm yerinde birleşen davaların herbiri hakkında ayrı ayrı olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden 1997 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Uzunköprü İlçesi, ...
Köyü 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına dayanılarak 1/3'er paylı olarak ... oğlu ... ..., ... kızı ... ... ve ... anası ... adına tespit ve Kadastro Mahkemesinin 1997/283 esas sayılı dosyasında açılan davanın sonuçlanıp kesinleşmesi ile de 29.06.1998 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacı ... tarafından Uzunköprü Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan hasımsız dava sonucunda 24.06.2005 gün ve 2003/580 esas, 2005/585 karar sayılı mirasçılık belgesi ile tapu maliklerinden ... oğlu ... ...'un mirasçılarının belirlendiği,
yine Hazine tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda da Uzunköprü Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.06.2006 gün ve 2005/1141 esas, 2006/599 karar sayılı dosyasında verilen mirasçılık belgesi ile adı geçen tapu maliklerinin tek mirasçısının Hazine olduğunun tespit edildiği, bu karardan sonra halen görülmekte olan asıl ve birleşen davaların açıldığı,
davacı ...'nın hasımlı olarak açtığı asıl davada Hazine tarafından alınan mirasçılık belgesiin iptalini dava ettiği, yine hasımsız olarak açtığı birleşen 2006/1135 esas sayılı dosyada ... anası ...'nin, birleşen 2006/1413 esas sayılı dosyada da ... kızı ... ...'un mirasçılık belgesinin verilmesini istediği, Hazine'nin adı geçenlerin mirasçı bırakmaksızın öldüklerini, son mirasçının Hazine olduğunu öne sürerek davaların reddi istemiyle her iki davaya da müdahil olarak katıldığı,
bunun yanında tapu maliklerinden ... anası ...'nin aslında ... kızı ... olduğu ve mirasçı bırakmaksızın öldüğü öne sürülerek Hazine tarafından hasımsız olarak ve ... kızı ...'nin mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle açılan aynı mahkemenin 2007/179 esas sayılı dosyasının da 2006/1135 esas sayılı dosya ile birleştirildiği, tapu maliklerinden ... oğlu ... ...'un mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve talep olmadığı dikkate alındığında tapu maliklerinden ... ... yönünden mirasçılık belgesi verilemeyeceği, asıl ve birleşen davalardaki talepler birleştirilip bazı davalardaki talepler gözardı edilerek tek bir dava varmış gibi hüküm kurulamayacağı kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece tapu maliklerinden ... ... yönünden mirasçılık belgesinin verilmesi konusunda bir istem bulunmadığı halde bu kişi yönünden de mirasçılık belgesi verilmiş, birden çok davanın birleştirilerek görüldüğü ve bu davalarda tarafların farklı olduğu, her davada ayrı kişilerden mirasçılık belgesi istenildiği olgusu gözardı edilerek tüm davalar ... tarafından hazine hasım gösterilerek hasımlı olarak açılmış gibi tarafı olmadığı davalarda dahi Hazine aleyhine kesin hüküm oluşacak şekilde tek bir hüküm kurulmuştur.
Yasal düzenlemeler gözardı edilerek hüküm verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4303, K. 2011/1434, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama