KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4444 E., 2011/4261 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Eyüp Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 372 ada 2 parsel sayılı 7000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Silahtar Abdullah Ağa Vakfı ile ..., ... ve ...'a ait aynı kuvvet ve mahiyette tapu kayıtlarının bulunması ve davalı olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava konusu 372 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespiti yapılmış ise de söz konusu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, haricen satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Medeni Kanunun 713. maddesi uyarınca taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Kadastro tespitinden sonra imar uygulaması sonucu 372 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 624 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel ile 650 ada 16, 17, 18 ve 19 parsel numaralarını aldığı tespit edilmiştir.
Davacı Hazine tarafından hasımsız olarak 650 ada 19 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin boş bırakılmasından dolayı Hazine adına tescili istemiyle açtığı dava, davacı ... ve arkadaşlarının açtığı dava ile birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine, dava konusu eski 372 ada 2 parsel (imar uygulaması sonucu 624 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel ile 650 ada 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline, yol olarak bırakılan yerlerin yol olarak terkinine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları, davacı Hazine, davalı ...
Genel Müdürlüğü, davalı ... ve arkadaşları ile davada taraf olmayan İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır. Bir dava sonucu verilen hükmün ancak davanın tarafları ve asli müdahil yanında davaya katılan kişi ile birlikte fer’i müdahil veya davanın tarafı olmamasına rağmen kararda aleyhine hüküm oluşturulan üçüncü kişiler temyiz edebilir. Hükmü temyiz eden İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu Başkanlığı temyize konu kararda taraf olmadığı gibi aleyhine oluşturulmuş bir hüküm de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca davanın tarafı olmayan İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu Başkanlığının temyiz inceleme isteminin REDDİNE,
2-Davacı ... ve arkadaşları, davacı-davalı Hazine, davalı ... Genel Müdürlüğü, davalı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince;
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davalılardan ...'ın dava açıldıktan sonra 2003 yılında öldüğü, mirasçılarının davaya dahil edilmeden hüküm verildiği dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez.
Ayrıca dava niteliği itibariyle kadastro tespitine itiraz davasıdır. Kadastro tespitine itiraz davalarının Kadastro Mahkemesinde bakılması zorunludur. Nitekim dava dilekçesinde Kadastro Mahkemesi sıfatıyla dava açılmış ise de Mahkemece, davanın Kadastro Mahkemesi sıfatı ile bakıldığına dair ibare karar başlığında gösterilmemiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Mahkemece bu husus dikkate alınarak karar başlığında davanın kadastro sıfatı ile bakıldığının gösterilmesi gerekir.
Üstelik mahkemece dava konusu taşınmazların hüküm yerinde davalı ... Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verildiği halde gerekçe kısmında ise dava konusu taşınmazların mükerrer tapu kapsamında kaldığı, vakfa ait tapunun eski tarihli olması gözönüne alınarak tutanakların malik hanelerinin vakıf adına doldurulması gerektiği ancak kısa kararda sehven İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliği adına hüküm kurulduğu belirtilerek çelişki yaratılmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4444, K. 2011/4261, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama