KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4472 E., 2011/2388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı .... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulduğunun anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hükmedilen tazminat miktarına ve kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, talep halinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalının kaçak elektrik borcunun tahsili amacıyla takip başlatmış, asıl alacak, gecikme zammı ve KDV olmak üzere toplam alacağın tahsilini talep etmiştir. Davaya konu alacağın abone sözleşmesinden değil, kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı gözetildiğinde gecikme zammı isteme ... bulunmayan davacının kaçak elektrik bedelini zamanında ödenmemesi nedeniyle dava dilekçesinde gecikme zammı olarak davalıdan istediği bedelin Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmünde belirtilen gecikme (temerrüt) faizi olduğu kabul edilerek gecikme nedeniyle istenebilecek faiz tutarının belirlenmesi gerekir.
Mahkemece bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan uzman bilirkişi kurulu raporunda, sadece asıl alacak hesabı yapılmış, işlemiş faiz ise hesaplanmamış, bu rapor doğrultusunda asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir. Ne var ki, icra takibine konu edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dosya yeniden bilirkişi kuruluna verilerek davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu işlemiş faiz miktarının hesaplatılması için ek rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek asıl alacak ve işlemiş faiz toplam miktarı üzerinden B.K'nın 104/son maddesi de gözetilerek hüküm oluşturulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4472, K. 2011/2388, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama