KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4554 E., 2011/3217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 170 ada 2 parsel sayılı 247,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiş, davalıların itirazı üzerine kadastro komisyonunca taşınmaz davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın komisyon kararı gibi davalılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacının miras bırakanları ... ... ve eşi... tarafından 05.10.1984 tarihli satış senedi ile davalılar .... ve ...’a satılarak zilyetliğinin devredildiği, taşınmazı satın alan davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyize konu 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı ...’nın evlat edineni ... ...’dan kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, ... ’ın ölüm gününden önce dava ve temyize konu taşınmazı davalılar ... ve ...’a satıp satmadığı yönünde toplanmaktadır. 05.10.1984 tarihli satış senedinde mührü bulunan şahitlerden ... ’nun okuma yazma bildiği, mühür değil imzasını kullandığı; keşifte dinlenen oğlu ... Ulu’nun beyanı, dosya içerisinde mevcut, davacı tarafından sunulan, dava dışı başka bir işleme ilişkin olarak 07.09.1991 tarihli senet içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davalıların dayandığı satış senedinde okuma yazma bilmeyen ... ve eşi mühür kullanmıştır. Okuma yazma bilmeyen şahsın senedinin geçerli olabilmesi için maruf iki şahsın tasdiki yanında senedi tasdik eden aza isimlerinin bulunmayışı nedeniyle de senet HUMK.’nun 297. maddesi hükmüne aykırıdır. Hal böyle olunca davalı ... ve ...’a dava konusu taşınmazın satıldığına ilişkin 05.10.1984 tarihli senedin geçersiz olduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4554, K. 2011/3217, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama