KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4683 E., 2011/2909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 103 ada 7 parsel sayılı 24797.11 m2 ve 103 ada 10 parsel sayılı 12.016,24 m² yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı 103 ada 14 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydı yüzölçümü fazlası olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 103 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açmış, 12.11.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle aynı nedenlerle 103 ada 10 parsel sayılı taşınmazın da tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 103 ada 7 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen 3131.42 m² ve aynı ada 10 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 3131.28 m² yüzölçümdeki bölümlerinin tapusunun iptali ile (A) harfleriyle işaretli her iki taşınmaz bölümünün birleştirilerek davacılar adına tespit gören dava dışı aynı ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak davacılar adına eşit paylarla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine'nin temyizi 103 ada 7 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarda uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 14.11.2008 tarihli rapor ekindeki haritada (A) harfi ile gösterilen sırasıyla 3131,42 ve 3131,28 m2 yüzölçümündeki bölümler hakkında kurulan hükme yöneliktir. Dava ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin davacı tarafın dayandığı, tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki. Kadastro Hakimi infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde, tescili mümkün, kesinleşen geometrik şekli bozmayacak nitelikte hüküm oluşturmak zorundadır.
Mahkemece kesinleşmiş kadastro paftaları dikkate alınmadan, dava konusu taşınmaz bölümlerinin birleştirilerek adanın son parsel numarası ile davacı taraf adına tescili yerine, dava konusu olmayan 14 parsel sayılı taşınmazla birleştirilerek tesciline dair hüküm oluşturulması isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1. maddesinin 6. satırı ve devamında “(A) harfleriyle işaretli her iki tapusu iptal edilen kısımların birleştirilerek davacılar adına tespit gören 14 nolu parsel ile birleştirilerek davacılar adına eşit paylarla TAPUYA TESCİLİNE,” ifadesinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4683, K. 2011/2909, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama