KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4762 E., 2011/2622 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 323 ada 22 parsel sayılı 1426,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, duruşmada hazır bulunmayan davacı ...'a kesin öneli içeren ihtarlı davetiye gönderilmemiş, mahkeme heyetine verilecek ücretler kalem kalem ve ayrıntılı olarak gösterilmemiş, yerel bilirkişi adayları için davetiye gideri belirlenmediği gibi, kesin süre ile keşif günü arasında davetiyelerin tebliği için makul bir süre de bırakılmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4762, K. 2011/2622, 20 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama