KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4784 E., 2010/5521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 166 parsel sayılı 34000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak harman yeri niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davalı hazine ve dava dışı gerçek kişilerin itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiş, tespit 23.01.2004 gününde kesinleşmiştir. Davacı ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ve miras bırakanı ... ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ...'ün tutunduğu K.Sani 1289 gün ve 475 sayılı tapu kaydının dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazı tamamen kapsamadığı ve taşınmazın harman yeri ve mera olarak kullanıldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı tarafın tutunduğu K.Sani 1289 günlü ve 475 sayılı tapu kaydının dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazı üç sınır itibariyle kapsadığı, tapu kaydının içerdiği isimsiz yol, kaya ve dere sınırları itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu, kayıt miktar fazlasının kamu malı niteliğinde genel harman yeri olup bu bölüm üzerinde davacı ... ve diğer mirasçılar yararına tespit gününde 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14.maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delilerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4784, K. 2010/5521, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama