KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4844 E., 2011/2785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 4 parsel sayılı 5.669,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına eşit paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın 1/3 payının adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece verilen kesin süreye rağmen süresinde tebligat giderleri yatırılmadığından davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek tebligat giderinin süresinde yatırılmaması nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı ... ...'nun dava dilekçesinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmasına ve yine dilekçenin deliller kısmında tespit tutanakları, keşif, bilirkişi, tanık ve diğer tüm delillerden söz etmesine göre dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Dava konusu taşınmazın davalı ... ve paydaşları adına tespit edildiği anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/1 ve 36. maddelerindeki hükümlere göre, kadastro hakimi duruşma gününü taraflara, ilerde haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten resen tebliğ eder.
Hal böyle olunca bütçe ödeneğinden gerekli giderler karşılanarak tespit maliklerinin adresleri Nüfus Müdürlüğü, zabıta ve diğer resmi kurumlardan sorulup saptanmalı, adres bulunduğu takdirde tebligat giderleri de aynı şekilde bütçe ödeneğinden karşılanarak davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adres bulunamadığı takdirde ise ilanen tebliğ yolu dahi düşünülmeli, böylece taraf teşkili sağlanmalı, daha sonra taraflarca gösterilen ve gösterilecek deliller toplanarak sonucuna uygun bir hüküm verilmeledir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4844, K. 2011/2785, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama