KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4865 E., 2010/5617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 112 ada 7 parsel sayılı 793311,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle, 174 ada 19 parsel sayılı 332,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava dışı Ekrem ve İhsan Yıldız adlarına, 177 ada 9 parsel sayılı 5478,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına, 154 ada 20 ve 21 parsel sayılı sırasıyla 17245,72 metrekare ve 64147,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliğiyle,
154 ada 22 parsel sayılı 7910,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğini hasım göstermek suretiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, 174 ada 19 ve 177 ada 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, 112 ada 7 parsel sayılı taşınmazın mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmasına, 154 ada 121 ve 22 parsel sayılı taşınmazların mahkemenin 2007/976 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu oldukları anlaşıldığından bu parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 112 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 4753 ve 5618 sayılı Kanuna göre tesis edilen mera haritası kapsamında kaldığı ve kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Hal böyle olunca; taşınmazın dava ve temyize konu olan ve teknik bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretlenen 7389 m2 yüzölçümündeki bölümünün öncesinin sınırlarını oluşturan ve hükümle kesinleşen eylemli meranın bir bölümünü oluşturduğunun ve meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 112 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Davacı ...’ın 177 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz inceleme isteğine gelince; dava ve temyize konu 177 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına, hazine adına oluşturulan 2.12.1964 tarih ve 3 numaralı tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle iktisap için gerekli 20 yıllık sürenin geçmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hüküm yerinde gösterilen sair gerekçeler dikkate alındığında mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 177 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
3-Davacı ...’ın 174 ada 19, 154 ada 20, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz inceleme isteğine gelince; iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu 174 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 174 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, hüküm yerinde hakkında yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilen 154 ada 20,
21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların parsel numaralarında maddi hata yapılarak bu taşınmazların 154 ada 121 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar olarak yazılması dahi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün iki nolu bendin birinci satırında yazılı bulunan “174 ada 19” sözlerinin çıkarılmasına, ikinci bendin sonuna “174 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4865, K. 2010/5617, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama