KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4899 E., 2011/2604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesinde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik tüketilmesi, kaçak tüketim olarak kabul edilmiş, 15. madde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararında, bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin birinin veya her ikisinin de imzalanmamış olması halinde kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olduğu ve bu sürenin 12 ayı geçemeyeceği, doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu sürenin 90 gün olarak esas alınacağı belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davalı kurum görevlilerinin 08.03.2003 tarihinde davacının abonesiz kaçak elektrik kullanıldığını belirlemeleri üzerine kaçak elektrik tutanağı düzenledikleri, bilirkişi tarafından kaçak elektrik tüketimi hesabının davacının kaçak elektrik kullanmaya başladığını beyan ettiği 04.03.2003 tarihi ile tutanak tarihi arasındaki 5 gün esas alınarak yapıldığı, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin tutanak tarihinde yürürlükte bulunan ve yukarıda açıklanan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Bilirkişi raporu yönetmeliğe uygun olmadığından bu rapora benimsenerek hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yönetmelikte kaçak kullanım süresinin belirlenememesi halinde 90 üzerinden hesaplama yapılacağı dikkate alınıp, 90 günden daha az süre içinde kaçak kullanım yapıldığının kanıtlama yükünün davacı üzerinde olduğu hatırlatılarak delillerinin sorulup saptanması, gösterilecek delillerin toplanması,
kaçak kullanım başlangıcının duraksamasız belirlenmesi halinde belirlenen tarihten, belirlenememesi halinde 90 gün esas alınarak davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usul ve esaslarda açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması için ek rapor alınması,
daha sonra toplanan ve toplanacak delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4899, K. 2011/2604, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama