KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/49 E., 2010/1665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, iptali istenilen mirasçılık belgesinin de temin edilemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, gösterilen gerekçe de davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmış, 1086 sayılı HUMK'nun 8/II-6. maddesi hükmü ile de mirasçılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi veya iptali davalarına bakma görevi münhasıran Sulh Hukuk Mahkemelerine verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.12.1990 gün ve 1990/2-560 esas, 1990/622 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle hasımsız olarak açılan davalar çekişmesiz yargıya tabi olduğundan, bu davalar sonucunda verilecek kararlar şekli bakımından kesinleşmiş olsalar dahi maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturmazlar.
Dava ve ilam kavramları çekişmeli yargıya ait kavramlar olduğundan mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle açılan davalar tam bir dava olarak nitelendirilemeyeceği gibi, bu davalar sonucunda verilen kararlar klasik anlamda kesin hüküm sonucunu doğuran bir ilam da sayılmazlar.
Bu davalar sonucunda verilen kararların sonradan gerçeğe aykırı ve yanlış olduğunun anlaşılması halinde her zaman için aksi iddia ve ispat edilebileceği gibi, tespit hükmü niteliğindeki bu kararların açılacak başka davalarda kesin hüküm oluşturması ve mahkemeleri bağlaması da düşünülemez.
Bu olgunun sonucu olarak kendisinin veya başkalarının açtığı hasımsız dava sonucunda daha önce alınan mirasçılık belgesinde mirasçıların belirlenmesinde ve payların dağıtılmasında hata yapıldığını öne süren mirasçılardan her birinin mirasçılık belgesinin iptali ile gerçeğe uygun yenisinin verilmesi istemiyle dava açma ... bulunduğundan kuşku duyulmaması gerekir.
Davacının daha önce kendisi tarafından açılan dava sonucunda verilen hükmü temyiz etmemiş olması dahi bu olguyu değiştirmez. Daha önce alınan mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler hasım gösterilerek hasımlı olarak açılacak mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin bu davalar sonucunda verilecek hükümlerin ise kesin hüküm oluşturacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacılar miras bırakanları olduklarını öne sürdükleri ... ve karısı ...'nin ... ve ... isimli iki çocuğu bulunduğunu, kendilerinin ...'nın mirasçısı olduklarını, miras bırakanların diğer çocuğu ... mirasçılarının ...'yı gizleyerek Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.1946 gün ve 1946/266 esas,
1946/117 karar sayılı dosyasında mirasçılık belgesini aldıklarını ve bu mirasçılık belgesi ile miras bırakanlarına ait Balgat semtindeki çok sayıda taşınmazın kendi adlarına intikallerini yaptırdıklarını öne sürerek açacakları tapu iptal ve tescil davasında kullanmak üzere anılan mirasçılık belgesinin iptalini dava etmişlerdir.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetildiğinde davacılar tarafından açılan hasımsız dava sonucunda Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.07.2007 gün ve 2005/1606 esas, 2007/1237 karar sayılı dosyasında verilen mirasçılık belgesinin ileride açılacak tapu iptal ve tescil davasında kesin hüküm oluşturmayacağı ve tapu malikleri ile davaya bakacak mahkemeyi bağlamayacağı, tapu iptal davasına bakacak olan Asliye Hukuk Mahkemesinin hasımlı olarak açılacak dava sonucunda ... mirasçıları tarafından alınmış olan davaya konu mirasçılık belgesi iptal edilmeden davayı sonuçlandıramayacağı,
bu nedenle iptal davası açması veya hasımlı mirasçılık belgesi getirmesi için davacılara süre verip bu konuyu bekletici sorun yapacağı, münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine giren veraset uyuşmazlığını kendisinin çözümleyemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca davacıların görülmekte olan davayı açmakta hukuki yararları bulunduğundan mahkemece gösterilen hukuki yarar bulunmadığına ilişkin gerekçe yerinde olmadığı gibi, bir davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için taraflarca gösterilen ve neticeye etkisi bulunan tüm delillerin eksiksiz toplanması da zorunludur.
İptali istenilen mirasçılık belgesinin verildiği Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.1946 gün ve 1946/266 esas, 1946/117 karar sayılı dava dosyasının imha edilmesi nedeniyle getirtilemediği, intikal yaptırıldığı öne sürülen taşınmazların halen kayıtlı olduğu Çankaya 2. Bölge Tapu sicil Müdürlüğünde de davaya konu mirasçılık belgesine ulaşılamadığı anlaşılmakta ise de, iptali istenilen mirasçılık belgesinin bir örneğinin mahkeme karar kartonunda bulunması gerektiği kuşkusuzdur.
Ayrıca intikallerin yapıldığı yıllarda Çankaya ilçesinde tek bir Tapu Sicil Müdürlüğü bulunduğu göz önüne alındığında bu Tapu Sicil Müdürlüğünün arşivi kendisine devredilmemiş ise istenilen mirasçılık belgesine Çankaya 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünde ulaşılamamış olması da doğaldır. Nitekim davacı vekili de son duruşma oturumundaki beyanında bu hususa değinmiş ve mirasçılık belgesinin Çankaya 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunduğunu bildirmiştir.
Ne var ki mahkemece mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin kararın bir örneği mahkeme karar kartonundan istenilmediği gibi, Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğü arşivinin hangi Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunduğu sorularak ilgili müdürlükten de araştırılmamıştır. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yersiz gerekçelerle hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesine yeniden yazı yazılarak 1946/266 esas, 1946/117 karar sayılı dava dosyasında verilen 19.02.1946 günlü veraset kararının bir örneğinin karar kartonundan çıkartılarak gönderilmesi istenilmeli, davacı vekilinin istemi doğrultusunda Çankaya 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak müdürlükleri kurulmadan önce faaliyette bulunan Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğü'nün arşivinin kendilerine devredilip devredilmediği,
kendilerine devredilmemiş ise hangi Tapu Sicil Müdürlüğüne devredildiği sorulmalı, intikal yaptırıldığı öne sürülen taşınmazların tapu bilgileri de yazılarak arşivin devredildiği Tapu Sicil Müdürlüğünden de intikale dayanak yapılan davaya konu mirasçılık belgesinin bir örneği istenilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/49, K. 2010/1665, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama