KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4919 E., 2010/5564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 206 ada 17, 21, 26, 442 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 203.94 m2, 419.84 m2, 634,77 m2, 2707,53 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 206 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ...’ın, 206 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davacı ... ve müştereklerinin, 206 ada 17 ve 442 ada 7 parsel sayılı taşınmazların davacı ...’ın zilyetliğinde bulunduğu ancak sit alanı içerisinde kaldığından söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 206 ada 17, 26 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptaliyle davacı ... adına, 206 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-2863 Sayılı Yasanın 11. maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesini değiştiren 5663 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan yeni yasal düzenleme ile doğal sit alanları ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazların, koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılmaları mümkün hale getirilmiştir. Somut olayda davaya konu 206 ada 17 ve 26 parsel sayılı taşınmazların 3. derece doğal sit alanı içinde kaldığı, taşınmazlar üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiş olup, 206 ada 17 ve 26
parsel sayılı taşınmazlar hakkında oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sözü edilen taşınmazlar hakkında oluşturulan hükmün ONANMASINA,
2-Davalı hazinenin 206 ada 21 sayılı parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı ...
206 ada 21 sayılı parselin adına tescilini istemiş olmakla beraber, tespit tutanağının edinme sebebinde de belirtildiği gibi 3.derece doğal sit alanı içinde bulunan taşınmazın eşi ...'a ait olup, lehine 3402 sayılı Yasanın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği, ölümü ile mirasçıları davacı ... ve oğlu ...'ya kaldığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenerek davanın kısmen kabulü ile davacının miras bırakanı ... adına karar verilmiş olmasına göre, hazinenin bu parsele yönelik diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu gözönüne alındığında hüküm yerinde ... mirasçılarının isimleri ve paylarının gösterilmemiş olması isabetsiz olduğu gibi, öte yandan dava konusu olan 442 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında mahkemece hüküm yerinde olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış olması;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4919, K. 2010/5564, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama