KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5008 E., 2010/5335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ve müdahiller ... ile arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 190 ada 43, 220 ada 175 aynı ada 199, 234 ada 14 parsel sayılı sırası ile 3113,74 m2, 3154,84 m2, 828,58 m2, 1558,32 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar paylı olarak davalılar ... ve ... adına, 248 ada 1 parsel sayılı 1084,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların tamamına, davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak 248 ada 1 parsele yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Müdahiller ... ve arkadaşları davacı ... ile aynı nedene dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı ... ile müdahiller ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, dava konusu 190 ada 43, 220 ada 175 ve 199, 234 ada 14 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, davacı ... 'in davasının kabulüne, dava konusu 248 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3/16 payının davacı ... , 13/16 payının davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile müdahiller ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ... oğlu ... ve annesi ...'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık
bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanların ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazların davalı ... ve ...'in miras bırakanı ... payına isabet ettiği, terekeye dahil dava dışı 258 ada 17, 248 ada 2 ve 252 ada 20 parsel sayılı taşınmazların ise davacı ve müdahillerin miras bırakanlarının payına isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Öte yandan, paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüz ölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ... il
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5008, K. 2010/5335, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama