KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5115 E., 2011/3010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2011
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 21.03.2003 günlü 122 sayılı kararında, bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin birinin veya her ikisinin de imzalanmamış olması halinde kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olduğu,
müstakil trafolularda (müşteri veya müşteri olmayan) ölçü noktasına bakılmaksızın, besleme transformatör veya transformatörlerinin toplam kurulu gücünün kullanma faktörü 0.60 olarak kabul edilirek ortalama aylık çalışma saatine göre hesaplanacağı, ortalama aylık çalışma saatlerinin; sanayide;
tek vardiya çalışanlarda 200 saat, iki vardiya çalışanlarda 400 saat, üç vardiya çalışanlarda 600 saat kabul edileceği, vardiya sayısının tespitinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgelerin göz önüne alınacağı, çalışma saatlerinin yukarıda belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatlerin esas alınacağı, vardiya sayısının ispatının müşteri tarafından yapılacağı, yapılamaması durumunda 3 (üç) vardiya çalışıldığının kabul edileceği, müşteri olmayanlara çalışma saatlerinin % 20 oranında artırılarak uygulanacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kulandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kaçak elektrik bedeli kuruma kayıtsız sayaç endeksi esas alınarak hesaplanmıştır. Mahkemece alınan bu rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Davacı tarafın yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden enerji tüketmesi eyleminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği ve kayıtsız sayaç endeksi esas alınarak hesaplanma yapılamayacağı kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle dosya yeniden bilirkişiye verilerek bilirkişiden davacı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması, davalının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli ile takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Somut olayda; mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda davacının avans oranında faiz isteminin yerinde olduğu göz ardı edilerek, yasal faiz oranına göre işlemi faiz alacağı hesabı yapılmış, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda hüküm oluşturulmuştur.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesi, avans faizi oranlarına göre davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu işlemiş faiz ve toplam alacak miktarının yeniden hesaplatılması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının bu yönden de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5115, K. 2011/3010, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama