KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5229 E., 2011/4281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2011
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava ve temyize konu 122 ada 1 parsel sayılı 13289.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 123 ada 2 parsel sayılı 19403.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 123 ada 1 parsel sayılı ham toprak niteliğinde, 4331.44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü, dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, 122 ada 1 ve 123 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın reddi ile taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu, dava konusu 122 ada 1 ve 123 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, kaydın kapsamı belirlenmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5229, K. 2011/4281, 23 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama