KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/524 E., 2010/7518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere tespitte saptanan hukuksal olgulara, dosya içeriğine göre, dava ve temyize konu taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olmadığı belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyiz konusu 114 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 09.10.1987 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir.
Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca da yetersizdir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet ...'in onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek bu yolla kimliği belirlenmeli, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde adı geçenin adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,
paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak etkili bir denetim ve kontrol yapılabilmesi için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, daha sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/524, K. 2010/7518, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama