KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5370 E., 2011/3464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2011
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava konusu 147 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazları ile ilgili olarak;
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı dava konusu taşınmazın davalı ...'nın miras payına isabet ettiği, davacı ...'ya ise terekeye dahil dava dışı 147 ada 15 parsel sayılı taşınmazın miras payına isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'nın bu parsele yönelik temyiz . itirazlarının reddi ile hükmün 147 ada 16 parsel sayılı taşınmaz yönünden ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacıdan alınmasına, 2-147 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafın 12.02.2008 tarihli dava dilekçesinde 147 ada 15 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh ile ilgili dava açmadığı, davalı ... ve paydaşlarını hasım gösterdiği, yargılama sırasında davacının baba adının ... olarak düzeltilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında yöntemine uygun bir biçimde ıslah söz konusu olmadığı gibi, dava dilekçesi ile Hazine'ye de husumet yöneltilmemiştir.
Hal böyle olunca 147 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkında usulünce açılmış bir davanın varlığından söz edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5370, K. 2011/3464, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama