KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5679 E., 2010/6117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 129 ada 37 parsel sayılı 1696,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, malikinin kim olduğu kesin olarak belirlenemediğinden söz edilerek zeytinlik niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazın davacı taraf adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere tespitte saptanan hukuksal olgulara dosya içeriğine ve dava niteliğine göre davalı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyiz konusu 129 ada 37 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir.
Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, davacının taşınmaz üzerinde iktisap süresine ulaşan müstakil 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığı gözetildiğinde bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı tarafın miras bırakanı Osman Yavaş adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,
paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5679, K. 2010/6117, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama