KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5702 E., 2011/4875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 30 ada 15 parsel sayılı 90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı el atmanın önlenmesi davası, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış, yargılama sırasında Hazine davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu aktarılan davanın tutanağı düzenlenmeyen tespit harici bırakılan yere ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle "dava konusu yere Kadastro Müdürlüğünce tutanak düzenlenmesi ve Kadastro Mahkemesi tarafından davanın görülmesi gerektiği" hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davacının davasının reddine, dava konusu 30 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davalı ... Aslankurt adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan ve hükme esas alınan, 24.05.2010 tarihli keşifte dinlenen bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin beyanları ile daha önce yapılan 21.11.1989 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ve daha önce keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5702, K. 2011/4875, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama