KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5707 E., 2011/4247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2011
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 38 parsel sayılı 25331,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.07.2010 tarihli rapor ve ekindeki haritasında (A) harfi ile işaretli 12220,35 m² yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan ve (B) harfi ile işaretli bölümün ise aynı ada da son parsel numarası ile davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu 101 ada 38 parsel sayılı taşınmaza komşu aynı ada 48 parsel sayılı taşınmaz, mera olarak sınırlandırılmıştır. Komşu taşınmaz eylemli mera olduğuna göre taşınmazın meradan kazanılıp kazanılmadığının bir başka deyişle geleneksel mera araştırmasının somut olayda yapılması zorunludur.
O halde, davada sağlıklı bir sonucu ulaşılabilmesi için davada yararı olmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına başvurularak dava konusu taşınmazın geleneksel mera olup olmadığı taşınmaz başında yapılacak keşifte sorulup saptanılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin değerlendirilmesinde komşu parsellerin tutanak örneği ve belgelerden yararlanılmalı, gerektiğinde uzman bilirkişiye başvurulmalı ve tutanak bilirkişileri dinlenilmeli,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5707, K. 2011/4247, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama