KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5776 E., 2011/4010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 44, 45 ve 46 parsel sayılı sırasıyla 970,79 m2, 1202 m2 ve 1615,13 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Toprak Tevzi Komisyonunun 19 parsel numarası kapsamında kaldıkları ancak davalılar yararına 3402 sayılı Yasanın 46/1.maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle 130 ada 44 parsel sayılı taşınmaz davalılardan ..., 45 parsel sayılı taşınmaz davalılar ... ve ... adlarına, 46 parsel sayılı taşınmaz davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanarak dava açmış, katılan davacı ... ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 130 ada 44 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davaya katılmıştır.
Mahkemece davacı Hazine'nin davasının reddine, katılan davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 130 ada 44 parsel sayılı taşınmazın katılan davacı ... adına, 130 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 130 ada 44, 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlara komşu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığına göre uyuşmazlığın çözümlenmesi için mahkemece mera araştırması yapılması zorunludur. Kural olarak, bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi, o taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı karar verilemez.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, çalışma alanı içinde 4342 Sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tanıklar,
uzman tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi ile tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının, yapılmamış ise komşu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tutanağında mera haritasından sözedildiğine göre bu haritanın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı,
dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli; taşınmazların bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazların, öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, ayrıca dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parseller yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli,
davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5776, K. 2011/4010, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama