KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5900 E., 2011/3391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 438 ada 40 parsel sayılı 2.426,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümünün adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi... tarafından düzenlenen 1.6.2010 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 730,14 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ..., geriye kalan bölümün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 438 ada 40 parsel sayılı taşınmaz tarafların ortak miras bırakanı ...’ın iken 20 yıl önce mirasçıları arasında yapılan paylaşma sonucu dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi... tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli bölümün davacı ...’e düştüğü, taşınmazın (A) bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tüm tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5900, K. 2011/3391, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama