KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5905 E., 2010/6132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 104 ada 515 parsel sayılı 3400,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı davalarla satın almaya dayanarak taşınmazın belli bölümlerinin adlarına tescilini talep etmişler, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında hazine davaya katılarak ...’nın özel parselasyon yaparak satış yapmasının İmar Kanununa aykırı olduğu, zilyetliğin devredilemeyeceği, davalının da zilyetliğini devrederek taşınmazlarda ilgisi kalmadığından taşınmazın Hazine adına tescili gereğini öne sürmüştür.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulü ile çekişme konusu 104 ada 515 parsel sayılı taşınmazın parselin aynı vasıf ve yüzölçümü ile katılan Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, tüm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespit maliki ... tarafından özel parselasyon yapılarak taşınmazın davacılara satıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/son maddesine göre bu şekilde yapılan satışın yasal olmadığı, ilk malik ... ’ın da satışlar nedeni ile zilyetliğini devam ettirmediği ve taşınmaz ile ilgisinin kalmadığı kabul edilerek taşınmazın katılan davacı hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Taşınmazın tarla vasfıyla bir bütün olarak davalı ...'nın 20 yılı aşkın zilyetliğinde iken, taşınmazını ifrazen dosyada mevcut satış senetleri ile davacılara yüzölçüm belirtmek suretiyle sattığı, davacıların satın aldıkları taşınmaz bölümünün etrafını çevirdiği, bir kısım davacıların taşınmaz üzerine ev yaptıkları ve taşınmazın bu şekilde ... Köyünde tespit gördüğü anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve tespit gününde davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Kadastro Kanununda değişiklik yapılmasına dair 22.2.2005 tarihli 5304 sayılı Kanun'un 5.maddesi ile ayırmayı gerektiren taksimlerde ayırma tarihindeki İmar Mevzuatının dikkate alınacağına dair 3402 sayılı Yasa'nın 15/son fıkrası değiştirilerek Kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların imar planı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlara göre tespit edileceği hükmü getirilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5905, K. 2010/6132, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama