KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6009 E., 2011/4293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2011
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 158 ada 50 parsel sayılı 8916.24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... ... adına, 237 ada 5 parsel sayılı 468.24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedene dayanılarak davalı ... adına, 237 ada 6 parsel sayılı 754.18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedene dayanılarak davalı ... adına, 237 ada 7 parsel sayılı 708.54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedene dayanılarak davalı gösterilmeyen ... ... adına, 237 ada 8 parsel sayılı 2245.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedene dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 158 ada 50 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 237 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ..., davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ... 15.12.1981 tarihli senet ile dava konusu 158 ada 50 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını öne sürerek dava açmış ise de ...'in taşınmazın zilyetliğini devralmadığı, taşınmaza ... mirasçılarının zilyet olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. 3402 sayılı Yasanın 25.maddesi gereğince ... ... mirasçılarının adlarının ve paylarının hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsizdir.
2-Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Dava konusu 237 ada 7 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı taraf tespit maliki ... ...'i hasım göstererek dava açmamıştır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Dava konusu 237 ada 5, 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı ... dava konusu taşınmazları satın aldığını öne sürerek dava açmış, mahkemece satışa değer verilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Davacının tutunduğu senedin dava konusu taşınmazları kapsadığı mahkemece belirlenmiş ise de dava konusu taşınmazların tespitinde herhangi bir kayıt ve belgeye dayanılmadığına göre taşınmazlar menkul mal niteliğinde sayılır. O halde zilyetlik hükümlerine göre davanın çözümlenmesi gerekir.
Dava konusu taşınmazlar 15.12.1981 tarihli senetle davacıya satılmış ise de taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin devredilmediği taşınmazların halen ... ... mirasçıları tarafından birlikte kullanıldığı dikkate alındığında satış senedine değer verilmesi mümkün değildir.
Ne var ki davacı aynı zamanda ortak mirasbırakan ...'ün oğlu ile İbrahim'den gelen miras payına dayanarak İbrahim mirasçıları adına tescil de talep ettiğinden ... mirasçısı olan İbrahim'in miras payı belirlenerek bu payın mirasçıları olan eşi ... ile evlatları ..., ..., ... ve ... adlarına kalan payın ise tespit gibi davalılar adlarına tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşürülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davada taraf sıfatı olmayan ... ... mirasçıları olan ... ..., ..., ... ..., ..., ...(1958 doğumlu),
... ve ... ...'nın davalı olarak gösterilmesi ve aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesi dahi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6009, K. 2011/4293, 23 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama