KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6189 E., 2011/4986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Haksız fiillerden kaynaklanan tazminata ilişkin itirazın iptali davalarında davalı olma sıfatı hakkında takip yapılan ve itiraz etmesi nedeniyle hakkındaki takip kısmen ya da tamamen duran borçluya aittir. Borçlu dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur. Husumet def'i olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve husumet sorunu çözümlendikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacı, davalının abone olmaksızın kayıtsız sayaç takarak işyerinde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Yargılama sırasında dava konusu tutanakların tutulduğu yerde kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu ilgili tüm kurumlardan araştırılmamış, zabıta araştırmasında dava konusu yerde başka bir kişinin ticari faaliyette bulunduğu, davalının ise bu şahsın yanında işçi olarak çalıştığı .açıklanmıştır. Bu araştırma esas alınarak davalının tutanaklara konu yerde faaliyette bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davalının tutanak düzenlenen adreste faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise bu faaliyetinin hangi tarihten itibaren başladığının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, kaçak elektrik kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin duraksamasız belirlenmesi, öncelikle husumet sorunu bu şekilde çözümlendikten sonra davanın esasına yönelik hüküm oluşturulması,
kaçak elektrik kullanma fiilinin davalı tarafından işlendiğinin tespiti halinde ise, dosya kaçak konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, davacının davalıdan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin hesaplanması için rapor alınması, davalı tarafın sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli ile takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6189, K. 2011/4986, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama