KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6376 E., 2010/6219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 451 ada 61 parsel sayılı 1931,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, davalı lehine imar ve ihya ile taşınmaz edinme koşullarının geçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 451 ada 61 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 451 ada 61 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmış, iki yerel bilirkişi dinlenilmiş, tanık dinlenilmemiş, tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tutanak bilirkişileri de dinlenilmemiş, dinlenmeyiş nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Ayrıca, davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen miktar sınırlaması yönünden de davalı taraf hakkında yöntemine uygun araştırma ve soruşturma da yapılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespitte belirlenen hukuki durum ile beyanlar arasında çelişki olması halinde tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, adına tescile karar verilen zilyet davalı, ... oğlu,
1950 doğumlu ... adına aynı çalışma alanı içerisinde bir kayıt ve belgeye dayanılmaksızın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6376, K. 2010/6219, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama