KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6396 E., 2011/2195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2011
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ve tescili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile dava konusu muhdesatın davalı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın davalılardan ... hakkında icra takibi başlattığı ve adı geçen davalı borçlunun paydaşı olduğu 783 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki payına haciz uygulandığı, açılan kıymet taktirine itiraz davasında verilen yetki uyarınca taşınmaz üzerindeki 1 numaralı muhdesatın davalı borçlu ...’a ait olduğunun tespiti istemiyle görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
Mahkemelerce az yukarıda açıklanan koşullar dışında ilgililere dava açmaları yönünde yetki verilmesi üzerine davanın açılmış olması da davada hukuki yararın bulunmadığı gerçeğini değiştirmez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6396, K. 2011/2195, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama