KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6425 E., 2011/5699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 235 parsel sayılı 327,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, paylaşmaya, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 120 ada 235 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ...’nın mirası 56 pay kabul edilerek, 8/56 payın davacı ... 24/56 şar payının ise davalılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu 120 ada 235 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitine esas alınan 11.06.1971 tarih, 1227 yevmiye numaralı resen satışı mutazammın ferağ vekaletnamesi kapsamında olduğu, söz konusu noter senedinin muvazaalı olduğuna dair mahkemece karar verilerek ilgili hükmün kesinleştiği belirlendiğine göre, muris muvazaası nedeniyle davacı ...’ya dava konusu taşınmazda bulunan 8/56 miras payının verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; dosya kapsamından dava konusu 120 ada 235 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bir ev bulunduğu ve söz konusu evin de kadastro tespitinden önce yapıldığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrası hükmünde; tapuda kayıtlı taşınmaz malın zilyet lehine tespitinde mevcut ve her türlü takyid ile sınırlı ayni hakların saklı tutulacağı, eski tapu kayıtlarındaki bu tür hak ve mükellefiyetlerin kadastro tutanağında belirtilerek yeni kütüklere aynen geçirileceği, ikinci fıkrasında da taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6425, K. 2011/5699, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama