KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6598 E., 2011/4759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 38 parsel sayılı taşınmaz ...'a, 105 ada 48, 53, 54, 106 ada 2, 17, 114 ada 2, 115 ada 1, 116 ada 42, 43 ve 129 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar Kadir, ... ve ...'a ait olduğu belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olması nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., davalı ..., ... ve Hazine aleyhine miras yoluyla gelen hakka dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmış, yargılama sırasında Kartalkaya Köyü Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tespiti tutanaklarında belirtilen hukuksal olgulara dayanılarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Hal böyle olunca somut olayda aynı Yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin mahkemece belirlenmesi zorunludur. Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit gününden önce görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davasının kapsamı belirlenmeden hüküm kurulmuştur.
O halde uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle mahallinde keşif yapılarak aktarılan davanın kapsamı duraksamasız belirlenmeli, bunun için Asliye Hukuk Mahkemesine ait dava dilekçesinde belirtilen sınırlar esas alınmalı, aktarılan davanın kapsamı saptandıktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, uyuşmazlığın aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümleneceği düşünülmeli,
aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri bulunduğu takdirde aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmazların olağan yönteme göre kadastrolarının tamamlanması için tutanak ve eki belgelerin Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verileceği düşünülmeli, aynı çalışma alanı içerisinde ilgili ya da ilgililer adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı,
tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli,
hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları gözönüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6598, K. 2011/4759, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama