KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/66 E., 2011/203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2011
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava ve temyize konu 124 ada 10, 16, 137 ada 10, 15, 114 ada 139 parsel sayılı sırasıyla 1446.55 m2, 1556.39 m2, 1523.73 m2, 3760.97 m2, 2807.53 m2 ve 4622.12 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras hakkına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., ... ve ...ile .... miras hakkına dayanarak mirasçılar adına tescil istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile 137 ada 10, 15, 124 ada 10, 16, 114 ada 139 parsel sayılı taşınmazların 1/10'ar payının davacılar ..., ...., 2/10'ar payının davacılar ...., ...adlarına, 4/10 payının davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'den kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda tespit öncesi de fındık bahçesi niteliğinde olan taşınmazlarla ilgili ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık sözleri ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/66, K. 2011/203, 21 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama