KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6673 E., 2011/6337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, kusur yönünden yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Davanın tarafları da sözle veya dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz ederek, yeniden bilirkişi incelemesi ve keşif yaptırılmasını isteyebilirler.
Somut olaya gelince, davalı zararın meydana gelmesinde kendilerinin kusuru bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece kusur ve zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı ve davalının %50’şer oranda kusurlu oldukları açıklanmış, mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın alınan kusur raporuna aykırı olarak davalı tarafın %75 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Davaya konu olayda kusur değerlendirmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması kusur değerlendirilmesi konusunda özel ve teknik bilgi gerektirdiğini, mahkeme hâkiminin bu konuda değerlendirme yapabilecek bilgiye sahip olmadığını göstermektedir.
Yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında, bilirkişi raporundaki kusur paylaştırılmasını yetersiz bulan mahkeme hâkiminin özel ve teknik konuda yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile kusur değerlendirmesi yapması ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde belirlediği farklı kusur oranlarına göre karar vermesi yasal olarak mümkün değildir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, kusur yönünden yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişkinin giderilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6673, K. 2011/6337, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama