KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/668 E., 2010/7391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 306, 115 ada 16 ve 126 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 2189.54 m2, 679.69 m2 ve 2010.81 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar bağışlamaya dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve davacı ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava ve temyize konu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı anneleri ...'ye ait olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Davacı ... dava açarken satıcısı ... alıcısı kendisi olan 4.2.1999 tarihli satış senedine tutunmuştur. Dosya arasında bulunan senet incelendiğinde satıcı ...'nin satıma ilişkin beyanını mühür ve parmak iziyle belgelendirdiği görülmektedir. HUMK'un 297. madde hükmü gereğince bu şekilde hazırlanan bir senedin geçerli olabilmesi için ihtiyar kurulu ve tanınmış iki kişi tarafından da imzalanmış olması gerekir. Somut olayda senette şahit olarak imzası bulunan ...'ın imzasını inkar etmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nce yapılan inceleme ile senetteki imzanın ...'a ait olmadığı 10.12.2007 günlü raporla belirlenmiştir.
Hal böyle olunca davacının tutunduğu 4.2.1999 tarihli senedin HUMK'un 297.madde hükmüne uygun olarak düzenlendiğinden ve satın almaya dayanmakla da ispat yükü kendisinde olan davacının satın alma olgusunu ispatladığından söz edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/668, K. 2010/7391, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama