KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6745 E., 2011/5477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı BEDAŞ tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının bilirkişi raporunun içeriği ve hükmedilen tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen uzman bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Bilindiği gibi hukukumuzda zarar konusunda fark teorisi benimsenmiştir. Bu teori gereğince zarar, mal varlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile zarar verici olay meydana gelmese idi bulunacağı durum arasındaki farktan ibarettir. Bu olgu dikkate alındığında hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yararla zarar denkleştirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, enerji nakil hattının altına kendilerine ait vinç ile beton direk dikilmesi çalışması yapıldığını, çalışma alanında davalı şirket .yetkililerinin de hazır bulunduğunu, çalışmaya başlamadan önce davalı şirket yetkililerinin elektrikleri kestiklerini açıklamalarına rağmen kesilmemesi üzerine tellerden gelen akımın etkisiyle vincin lastiklerinin patlayarak hasar gördüğünü, hasardan sonra dört adet yeni lastik satın aldıklarını öne sürerek, satın alınan lastiklerin bedelini talep etmiştir.
Mahkemece bilgilerine başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, davacı tarafından satın alınan lastiklerin fatura bedelinin piyasa rayicine uygun olduğu açıklanmış, mahkemece bu rapor benimsenerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda eski lastiklerle değişen yeni lastikler arasında eski-yeni değer farkı hesaplanmadan ve bu yönden denkleştirme yapılmadan zarar hesabı yapılmıştır.
Davacı yapılan lastik değişimi sonucu eski lastikler yerine hiç kullanılmamış yeni lastiklere sahip olmuştur. Yıpranan bir lastik ile yeni bir lastiğin aynı değerde olamayacağı kuşkusuzdur. Yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle davacı taraftan zarar gören lastiklerin ne zaman satın alındığı, araç üzerinde kaç kilometre kullanıldığı sorularak saptanması, gerekirse bu konunun tespiti için davacı defterleri üzerinde inceleme yapılması, daha sonra lastiklerin değişimi nedeniyle davacının yararlandığı eski-yeni farkının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması, hesaplanacak bu bedel önceki raporda hesaplanan davacı zararından indirilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6745, K. 2011/5477, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama