KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6879 E., 2011/6331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K.sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bu nitelikteki giderlerin zarar ile ilgisi bulunmadığından zarar kapsamına dâhil edilemez.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçileri olan yönetici, birim şefi, mühendis, tekniker, büro elemanına ödediği ücretler ile yemek gideri ve araç giderlerine bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken anılan genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda hüküm oluşturulmuştur. Yasal düzenlemelere aykırı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözönüne alınarak, davacının kendi çalıştırdığı işçileri olan yönetici, birim şefi, mühendis, tekniker, büro elemanına ödediği ücretler ile yemek gideri ve araç giderlerine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalıların temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6879, K. 2011/6331, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama