KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6933 E., 2011/5938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.09.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen T.K.İ. ... Linyitleri İşl. Mües. Müd. vekili Av.... ile Hazine vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava, taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemi ile açılmış, yargılama sırasında dava davalılardan biri yönünden tazminat istemine yönelik ıslah edilmiştir.
Mahkemece davalılardan Hazine hakkında açılan davanın hak düşürücü süre geçtiğinden ve hukuki yarar bulunmadığından, diğer davalıya yöneltilen davanın ise tespite karar verilmeyen muhdesat için konusu bulunmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 513 ve 514 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakıldığı, daha sonra idari yoldan davalı Hazine adına tescil edildikleri anlaşılmaktadır.
Şu halde somut olayda, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Ne var ki; taşınmazlar hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı, bu haliyle de tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, kaldı ki delil tespiti yoluyla elde edilebilecek hususların tespit davasına konu edilemeyeceği de gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
Her ne kadar davacı taraf davalılardan T.K.İ. ... Linyitleri Kömür İşletmesi Müessese Müdürlüğü hakkındaki davasını yargılama sırasında tazminat istemli olarak ıslah etmiş ise de; ıslah, ancak ilk dava tarihi itibariyle mevcut bulunan davayı (uyuşmazlık konusunu) değiştirir. Dava tarihi itibariyle dava konusu ağaçlar yönünden henüz zarar doğmadığından davacının tazminat isteme ... da bu aşamada doğmamıştır. Islah yoluyla dahi olsa dava tarihi itibariyle doğmamış bir hak talep edilemez. Davacının bu halde ancak zararın gerçekleşmesinden sonra açacağı ayrı bir dava ile zarar sorumlusundan zararını isteyebiyeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6933, K. 2011/5938, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama